Ekonomide Seçim Senaryoları: Seçimden Sonra IMF Gelir mi?

14 Mayıs’ta yapılması planlanan seçimlerin ana gündemi aslında ekonomi. Türkiye’nin gündeminde son dönemde deprem, parti ittifakları gibi başlıklar yer alırken, tüm bunların temelinde de ekonomi öne çıkıyor. Bir yandan son yıllarda eriyen alım gücü, artan hayat pahalılığı, enflasyon, Borsa ve dolar gündemden düşmezken, uygulanan ekonomi modelinin de iktidar değişirse değişeceği biliniyor. İktidarın devam etmesi halinde durum daha belirsiz kalırken, son dönem veriler olumlu olmadığından seçim sonrası Türkiye’nin ekonomisinde senaryolar havada uçuşuyor. Uzmanlar ne diyor?

2018 yılında değişimi başlayan ancak adlandırılmayan ekonomi modeli, 2021 yılı sonlarında “adını koyalım” şeklinde Türkiye Ekonomi Modeli olarak uygulanmaya başlandı.

Modelde düşük faiz, ‘rekabetçi’ kur politikası üretim, yatırım ve ihracat odaklı uygulanmaya başlandı. Bu önceliklerin ardından da enflasyon ve cari açıkta iyileşme olacağı öngörülüyordu. Ancak düşük faiz politikasında piyasa, konjonktürle birlikte beklentileri yapısal sorunları su yüzüne çıkarınca kur patladı. Kuru tutmak için yapılanlar birbirini izledi. Bunlar da yatırımda sorun yaratırken, üretim ve ihracat tam tersi hareket etmeye başladı. Enflasyon yükselmeye devam etti. Bunlar da kamu ekonomisinde de yaralar oluşturdu.

Kısaca ekonomi modelinde hedeflenen ne varsa tersi gerçekleşti. 10 Mart Cuma gecesi Resmi Gazete’de düzenlemeyle seçim startını vereceğini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, 14 Mayıs’ta Türkiye’nin seçim yapacağını belirtti.

Haliyle seçim sonrası sorgulanmaya başlandı. Bizden söylemesi ekonomistler hiç iç açmıyor. Sizin yine de ‘dolar yükselir mi’, ‘faizler ne olur’, ‘enflasyon düşer mi?’ gibi meraklarınız varsa buyurun birlikte bakalım.

Hazine’den dün yapılan açıklamada gündemde “ek bütçe” olduğuna yönelik haberler yalanlamıştı.

Hazine ve Maliye Bakanlığı, şu an için Bakanlığın gündeminde ek bütçe konusunun yer almadığını belirterek, ‘Bazı mecralarda Bakanlığımızın gündeminde ek bütçe olduğu ile ilgili haberler yer almaktadır. Bu haberler gerçeği yansıtmamaktadır. Şu an için bakanlığımızın gündeminde ek bütçe konusu yer almamaktadır’ denildi.

Deprem felaketlerinin zaten yapısal sorunlar olan ekonomide yarattığı hasarın da büyük olması beklenirken, 2 aylık seçim sürecinde de kesenin ağzı kapanmayacak gibi görününce ekonomistler sorunların seçim sonrasına ötelendiğinde hemfikir.

Atilla Yeşilada, Prof. Dr. Burak Arzova ve gazeteci Erdal Sağlam, bir nevi malumun ilamıyla seçim sonrası için senaryolarını açıklıyorlar.

Atilla Yeşilada, “Erdoğan Bizi Nasıl IMF’ye Mahkum Etti?” başlıklı kişisel hesabından yayınladığı videoda özetle, Erdoğan ya da Kılıçdaroğlu iktidarında IMF’in gelmesini olası görüyor. Erdoğan’ın yeniden seçilmesi halinde “mecburiyet”, Kılıçdaroğlu’nun seçilmesi halindeyse “kolaylık” olarak nitelediği IMF’in garantör olarak Türkiye’ye hem para girişi olacağını hem de garantör ve denetleyici rolüyle ekonomi politikalarının uygulanmasında düzelme sağlayacağını belirtiyor.

Prof.Dr. Burak Arzova, “Seçim Sonrası Ekonomi Senaryoları” için mevcut halin devamının sürdürülebilir olmadığını belirtiyor. İktidarın değişmesi halinde de geleneksel politikalara dönüşle faizlerin yükseleceği ancak kademeli şekilde olurken, beklentilerle fiyatlamaların normalleşeceğini öngörüyor. Doların seçim öncesi de bir miktar yukarı yönlü hareket edebileceğini ancak bunun da sınırlı olacağını öngörüyor.

Ekonomist Erdal Sağlam, “İktidar Seçimden Sonra Ekonomik Tufan Hazırlıyor!” derken, katıldığı yayında, seçime kadar dalgalanmaların olası olduğunu belirtiyor. Ancak piyasaların belirsizliği sevmemesiyle belirgin görünümün yanında muhalefetin piyasa dostu görünümü sergilediğini, iktidarın aynı şekilde devamında ise büyük sermayedarların dahi olumsuz görüşte olacağını iddia ediyor.

Kısaca seçimlerden sonrası, seçime yakın süreçte anketlerin göstergeleriyle birlikte piyasa beklentilerinden daha kolay anlaşılacak. Piyasada beklentiler halen ortada olurken, bilindik bir ekonomi modeli uygulayacağı bilinen Millet İttifakı ile aynı modelin devamıyla sürdürülecek ancak kaynakların sorgulandığı ve sürdürülebilir olmayan bir ortamda Cumhur İttifakı arasında kısa vadede sıkıntıların yüksek olacağı görünümü ortak oluyor. Önemli olan kısım ise uzun vadede yatırımcıların ne istediğine bağlı olacak. Sizce ne istiyorlar?

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir